pusulamdaki göl II

-çocuklar doğayı tazeleyen
anayı arar-

bir telaştı tepemizde ebemkuşağı inanılmazdı
salaş kulübemizde bir sansarı doyurandı
kurdela takılı sarmaş dolaş kemiklerimiz
dehşetengiz havasından yanaşılmazdı gövdemiz
akardı saçaklarımız göğüsuçlarımıza
kesik bir rüzgarla göğün kalbine saplanırdı
ve içimizdeki geceyi ateşleyen mart sesleri
dilimizin ovuklarına aniden yağardı
alırdı karanfil gibi ölümü döken nisan yağmurları
esrarengiz yüzlerdeki maskeli isyanı
karanlığımızla geceyi aydınlık kılmanın keyfini
ayakuçlarımıza değen güneşle sürerdik

İmdat DEMİR

Paylaş: